Siz Kimsiniz?

       Kendinizi ne kadar tanıyorsunuz? Siz kimsiniz? Hangi rengi seviyorsunuz? Hangi müzik grubunu?  Hangi siyasetiçiyi destekliyorsunuz ? Peki bunları gerçekten siz mi yapıyorsunuz? Sevdiğiniz,desteklediğiniz,savunduğunuz,sayfalarca okuduğunuz şeyleri gerçekten siz mi seçiyorsunuz? Bu yazının sonunda cevabın genellikle hayır olduğunu göreceksiniz.

      Birkaç ay öncesine kadar neredeyse herkes mavi rengini seviyordu.Evet evet herkes. Belki bundan bir-iki yıl öncesine kadar siyah sevenler ve hayatını siyaha benzetenler günümüzde ise toplu bir şekilde mavi rengini sever hale geldiler.Daha hangi fikri savunduğunu bilmeden Che Guevara tişörtleri,şapkaları yaygınlaşıp giyinilmeye ve yine herkes devrimi savunmaya başladı.Burada bu konuyu yanlış anlamanızı istemem, isteyen devrimi,komunizmi ya da herhangi bir fikri savunmakta özgürdür.Benim burada dikkat çekmek istediğim farklı şeyler var.Mesela dikkat ettiyseniz örneklerimin öznesi “herkes” ya da Hüseyin Nihal Atsız’ın şiirlerinin şuan herkes tarafından okunması ve yeni bir grubun ortaya çıkması da buna örnektir.

        Elbette herkes istediği fikri savunabilir,istediği görüşü beyan edebilir,istediği şiirleri okuyabilir ve özgürdür fakat ben burada aslında özgür olmadığımıza dikkat çekmek isterim.Biz yeni nesil olarak popüler olan ne varsa onu seçenleriz.Eğer mavi rengi popülerse ve seviliyorsa birden en sevdiğimiz renk mavi, eğer devrimcilik popüler ise bir devrimci,Nihal Atsız’ın şiirleri okunuyor ve sosyal medyada sık sık paylaşılıyorsa bir atsız oluveriyoruz.Bize ne dayatılıyorsa,bir koyun sürüsünün parçası gibi onun peşinden gidiyoruz.Gerçekten sevdiğimiz renk mavi mi? Birkaç yıl önce siyah popüler ve edebi konularda yer edinirken de en sevdiğimiz renk siyahtı? Hiçbir seçimimizde özgür değiliz,bize ne sunuluyorsa bir sürünün parçası gibi hepimiz o yöne kayıyor,o fikir,renk,akım ile bütünleşiveriyoruz.

       Seçimlerimizin bize ait olduğunu düşünmüyorum.Özgür bireyler değiliz.Bize sosyal medyada ne dayatılıyor,ne gösteriliyor ise bir saat sallayan hipnotizör karşısında hipnoz olan insanlar gibi o gösterilene uyuyoruz.Artık beynimizdeki prangalardan kurtulmalı ve özgür fikirlere sahip olmalıyız.Herkesin sevdiği bir kitap sizin de neden sevdiğinizi bilmeden en sevdiğiniz kitap haline gelmişse,herkesin savunduğu sosyal medyada akım haline gelen bir fikri farkında olmadan habersizce herkes savunuyor diye savunuyorsanız,herkesin dinlediği belki de anlamının çok saçma olduğu bir şarkıyı dinliyorsanız ve bu en sevdiğiniz şarkı haline gelmişse özgür değilsiniz.Bırakın kendinize özel bir fikriniz,romanınız,renginiz,müziğiniz,şairiniz ya da yazarınız olsun.Hipnotizörün karşısından kalkın ve uyumadığınızı aslında sizin de farklı şeylerden hoşlanıp,savunabileceğinizi gösterin ve bunu yapmanız gerektiğinin farkına varın.Prangaların ele takılanı zordur fakat zihninize takılanı en fenası olandır.Atsız’ı okuyun,sevin fakat popüler olduğu için değil, komunizmi savunun fakat popüler olduğu için değil, maviyi sevin fakat sosyal medyada üzerine edebiyat yapıldığı için değil.Kendinize ait bir fikriniz bir renginiz olsun,çobanın gösterdiği yolda ilerleyen bir koyun sürüsünün parçası olmayın.Siz,siz olun

Siz Kimsiniz?” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.