İnsanın Kendine Yabancılaşması

Öncelikle yabancılaşmanın tanımını yapacak olursak;yabancılaşma,izolasyon ve uzaklaşma durumuna denir.’’Yabancı’’ kelimesinden türetilen kavram,’’yerli olmayan’’ ve dolayısıyla  ‘’ona bir biçimde uygun düşmeyen’’ anlamına gelmektedir.Ayrıca bireylerin kendi yaşamlarının kontrolün imkanını kaybetmelerini,birbirlerinden veya bir ortamdan uzaklaşmalarını ifade eden bir kavramdır.*Yabancılaşma tarihin her çağında kendisini gösterse de kapitalizm ile birlikte zirve noktasında kendini göstermiştir.Kapitalizm deyince aklımıza ilk gelen kişiyle yani Karl Marx ile bu konuyu ele almak istiyorum.Marx  yabancılaşmayı işçi çerçevesinde ele almıştır.Sanayi Devrimi ve fabrikalaşmanın sonucu olarak ortaya çıkmış olan seri üretim,işçinin yabancılaşmasını da doğurmuştur.İşçi,seri üretimle birlikte,fabrikada emeğini satar ve karşılığında para alır.Ürettiği şeye yabancılaşır çünkü üretiminin sadece bir kısmında yer alır.Örneğin oyuncak fabrikasında çalışan bir işçi günler boyunca yalnızca bir işi yapar, bu bir paketleme olabilir,vidalama ya da herhangi basit bir iş olabilir.Aylarca oyuncağın üretiminin bir kısmında yer alır.Ürettiği şeyin sonucunu görmez,adeta makineleşir çünkü tek yaptığı iş vida takmak ya da paketlemektir.İşe emek verir fakat sonucuna hakim değildir,emeği karşılığında yalnızca para alır.İşçi,parayla çalışan bir makinedir.Yabancılaşma durumu da işte tam burada ortaya çıkar.Marx’a göre dört çeşit yabancılaşma vardır;

1)İşçinin Ürettiği Şeye Yabancılaşması

2)İşçinin Üretim Sürecine Yabancılaşması

3)İşçinin Kendine Yabancılaşması

4)İşçinin Topluma Yabancılaşması

İşçinin ürettiği şeye yabancılaşması,ürettiği şeyle arasında bir bağ kalmaması anlamını taşır.Anthony Giddens’ın Kahve Sosyolojisinde ele aldığı konu da bir bağlamda budur aslında.Kahve;yoksul, ülkelerde üretilir,zengin,sömüren ülkelerde ise tüketilir.Kahvenin üretildiği ülkelerde çalışan bir işçi gündelik maaşı, bir kahve alamayacak kadar az olmakla birlikte,işçi üretilen kahvenin son aşamasına uzaktır.Yani genel çerçeveye baktığımızda kahvenin ham maddesine sahip ülkede ve üretici konumunda çalışan bir işçi ürettiği kahveyi satın alamaz.Bu durum da işçiyi ürettiği şeye yabancılaştırır.Aynı zamanda da fabrikadaki iş bölümünden dolayı ürettiği şeyin yalnızca bir kısmıyla ilgilendiğinden ve üretilen şeyin üretim aşamalarına hakim olmadığından işçi,üretim sürecine de yabancılaşır. İşçinin,ürettiği şeye ve üretim sürecine yabancı olması kendine yabancılaşmasını doğurur.Kendine yabancılaşması,kendini tamamlayamamasından dolayı ortaya çıkar.Birey,sevdiği işte çalışmamakla beraber kendini o işte gerçekleştiremez,gücünün ve potansiyelinin tamamını kullanamaz ve kişi yaptığı işin bir parçasıymış gibi değil de bir makineymiş gibi hisseder.Çünkü gün içinde iş bölümünden kendine kalan kısmı yerine getirir,kendini ortaya koyamaz ve kendine bir şey katamaz.İşçi,işte kendisine değil başkasına aittir.Yönetenin istediğinden payına düşeni yapar,işçi,işverene aittir.İnsanın kendine yabancılaşmasını başka bir bağlamda ele alacak olursak,bu da muhakkak tüketim aşamasındaki insandır.Bunu en çok alışveriş merkezlerinde görebiliriz.Kapitalizmden dolayı kendine yabancılaşan kişi,aynı zamanda kendi isteklerine ve ihtiyaçlarına da yabancılaşır.İhtiyaçlarını,tarzını,giyinişini,günlük yediklerini ve tükettiği diğer her şeyi kapitalizm belirler.Daha da açacak olursak ‘’marka’’ belirler.Marka olanı tüketmek kişinin kendi isteklerine yabancılaşıp,toplumda saygı görülene yoğunlaşmasını sağlar.Yani kişi kendi istediği için,kendini tanıdığı için değil de marka olduğu için tüketim yapar.Son olarak işçinin topluma yabancılaşması,kişinin kendine yabancılaşmasının bir sonucudur.İnsan,kendiyle zıtlaştığında,başkalarıyla da zıtlaşır.Kendine yabancılaştığında,topluma da yabancılaşır.Bunun sonucunda bireycilik ortaya çıkar.Bireyciliği ön plana çıkarırken ‘’biz’’ olma amacı  hızla ‘’ben’’ olma amacına yönelir.Bireylerin,bireyci bilince sahip olması,toplumu da bireyciliğe yönlendirir.İşçinin makineleşmesiyle ilgili Charlie Chaplin’in kısa bir videosu var izlemek isterseniz; https://www.youtube.com/watch?v=DfGs2Y5WJ14

KAYNAKÇA

Bekir Koç(2013).Yabancılaşma ve Modern Tüketim Mabetleri Üzerine Bir Çözümleme.Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi.Bingöl.

www.wikipedia.com

Yücel Bulut.Sosyolojiye Giriş.

İnsanın Kendine Yabancılaşması” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.