Amerika’nın Hintleri;Kızılderililer Nasıl Yok Edildi?

Dün Anne with an e dizisini izlerken üçüncü sezonda olan Kızılderililerle ilgili bölüm dikkatimi çekti.Kızılderililerle ilgili çok az şey bildiğimi fark edip merak ettim.Bugün okuduğum makaleler ve izlediğim belgeseller sonucu hiç de şaşırmadığım bir sonuçla karşılaktım;asimile edilmek.Sizin de bu süreci merak edip geldiğinizi varsayarak  başlayalım;Kimdir bu Kızılderililer?

    Amerika’da ve Avrupa ‘da ‘’İndians’’ deniliyor,yani ‘’Hintler’’.Bunun tarihçesi ise Kristof Kolomb’a dayanıyor.Kolomb’un 12 Ekim 1492 tarihinde Amerika Haiti’ye ayak basmasıyla birlikte dünyanın kaderinin değişmesinin yanı sıra Kızılderililerin de kaderi değişiyor.Kızılderililer için sonun başlangıcı diyebiliriz.Kolomb,Hindistan’a ulaşmak için ‘’Tanrı adına’’ bir yolculuğa çıkıp Amerika’ya ayak basıyor.Karaya ilk ulaştığında burayı Hindistan sanıyor ve karşılaştığı yerlilerle beraber buranın Hindistan olmadığını anlıyor.Bu yerlilere adını sorma tenezzülünde bile bulunmadan onlara ‘’Indıans’’ diyor.Evet,onlar Amerika’nın Hintlileri…

‘’-Son derece sade, dürüst ve aşırı düzeyde eli açık insanlar. Herhangi birinden, sahipolduğu herhangi bir şey istenince, hemen veriyorlar. Başkalarına olan sevgileri, kendi özlerine olandan çok daha fazla.’’

Mektubunda bu övgüleri sıralayan Kolomb, günlüğün bir yerinde ise asıl düşüncesini ortaya koyuyor ve şöyle diyor:

 ‘’-Bunlardan çok iyi hizmetkâr olur. Sadece elli adamla bütün bu yerlilerin hepsine kolayca boyun eğdirebiliriz ve her istediğimizi yaptırabiliriz.’’

Colomb lafının arkasında duruyor ve kıtanın asıl sahiplerini köleleştirmeye başlıyorlar.Köleleştirmeleri bir hayli kolay çünkü çoğumuzun bildiği üzere Kızılderililer ilkel topluluklar.İlkel olmalarının sebebi diğer topluluklarla ve en önemlisi Doğu ile etkileşim halinde olmadan yaşamaları.Teknolojileri yok,mimarileri yok(çadırlarda yaşıyorlar),avcı ve toplayıcılık hakim,silahları da ilkel dönem silahları.Bu nedenle karşılaştıkları gelişmiş insan topluluğuna karşı koymak isteseler de elbette koyamıyorlar.Amerika’nın keşfinde Kızılderililer kıtanın %100’ünü oluşturuyor.Tarihten bugüne neler yaşıyorlar biraz da onlara değinelim. İlk kan Haiti’de döküldü.Kristof Kolomb’un ilk gelişinde kurduğu İspanyol üssündeki askerlerin yerli halka altın işkencesine başlamaları, tecavüzleri ve köleye çevirme girişimlerine yerli halk daha fazla tahammül edemedi. Adadaki üs ile birlikte askerlerde yok edildi. Kristof Kolomb’un ikinci gelişinde altın peşinde ki aç gözlü İspanyollar Haiti’yi katliam ve işkence adasına dönüştürdüler. Tamamen köle haline getirilen halk üç ayda bir belirli miktarda altın temin etmeye mecburdu. Altın getirenleri ayırt etmek için boyunlarına madeni bir  levha asılıyordu.* Amerika ve Kızılderililer arasındaki savaş 100 yılı aşkın sürüyor.Bu yıllarda bazıları köleleştirilirken bazıları ise toplu katlediliyordu.Kızılderililerin sayısını azaltan tek şey savaş daha doğrusu katliam değil,Avrupalıların getirdiği salgın hastalıklardı.Kızılderililer Avrupa’dan uzakta yaşadıkları için çiçek,nezle,kızamık gibi salgın hastalıklarına karşı dirençli değillerdi.Avrupalıların getirdikleri bu hastalıklar da nüfuslarının azalmasına sebebiyet veriyor.Bunun yanı sıra birbirinden uzakta yaşayan Kızılderili kabileler birbirine yaklaşıyor ve kabile savaşları da gün yüzüne çıkıyor.Bununla beraber Kızılderili kadınların beyaz erkeklerle(Avrupalılara verilen isim) evlenmesi sonucu soyları hızla azalıyor.İşkence ve baskılar bununla kalmamakla beraber devlet baskısı da her zaman var.1830 yılındaki Kızılderili Tehcir Kanunu ile beraber Kızılderililer yerlerinden tabiri caizse sürülüyor ve zorunlu göçe zorlanıyor.Bu göç yoluna Gözyaşı yolu diyorlar ve elleri kelepçeli zorlama yoluyla göç eden nüfuslarının dörtte biri bu yolda ölüyor.Baskılar bununla kalmıyor elbette.Bu soyu yok etmeye ant içmişler gibi,dağlarda,şehirlere uzak bozkırlarda yaşayan Kızılderililer,dini baskı altında kalıyor.Halk arasında ‘’kafirler’’ olarak adlandırılıyorlar çünkü Hristiyan değiller,Şamanizm dinine inanıyorlar.Dini ideolojileştirerek Kızılderili çocukları hükümetin kurduğu okulla alıp isimlerini Hristiyan isimleri koyup,baskı ile Hristiyan olmaya zorluyorlar.Bu din baskısı Colomb’un kıtaya ayak bastığı ilk günden yakın tarihe kadar devam ediyor.Kızılderililer için bir totem olan bizonları keyfi olarak kesip,zorla ellerinden almaları da bir diğer dini baskı örneklerinden.Hristiyan olmak istemedikleri için Kızılderilileri günahkar ilan edip,günahlarından arındırmak için onları yakıyorlardı.Hatta araştırmamda şöyle bir olayı okudum;

Küba’nın yerli liderlerinden Hatuey,halkı yeterince altın bulamadığı için onları savundu.Bu savunmanın bedeli ise idam oldu.Rahip’in ölmeden önce Hristiyan olursa cennete gideceği sözünü işitti.Verdiği cevap ise manidardı;’’Sizin cennetinize gitmek istemiyorum.’’

Fakat en kanlı gün henüz yaşanmamıştı.Yıl 1890,Wounded Knee Katliamında yaklaşık 300 silahsız Kızılderili katledildi.Bu Kızılderililer ve Amerika arasındaki son savaştı.Yani silahlı olan son savaştı.Biliyoruz ki günümüze yaklaştıkça silahsız savaşlar,silahlı savaşlardan çok daha tehlikelidir.Bundan sonra belli başlı nüfus politikaları izlendi.İzinsiz olarak Kızılderili kadınlar fark ettirilmeden kısırlaştırıldı.Her şey bitmiş gibi gözüktü fakat asla bitmedi.Şuan günümüzde Amerika’nın yalnızca %2sini Kızılderililer oluşturuyor,elbette asimile olmuş bir şekilde.Kızılderililer,Batı’nın kanlı ellerinde kaybolan;yok olmaya,asimile olmaya mahkum bırakılmış olarak tarihlerini yaşadılar.Dünya’yı değiştiren Coğrafi Keşifler’den tüm dünya gibi nasibini aldı…

Bununla beraber kızılderililer ile ilgili The Revenant(Diriliş) filmini izleyebilirsiniz:)

KAYNAKÇA

www.wikipedia.com

BBC News Türkçe – ABD’nin kısırlaştırdığı Kızılderili kadınlar

Ömer Yağızel,Bülent Cercis Tanrıtanır(2018).Asimile Edilmiş Kızılderili Yaşamları.Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi.Van/Türkiye.

Cemal Tunçdemir(2013).ABD ve Kızılderililer İlişkisi.

Amerika’nın Hintleri;Kızılderililer Nasıl Yok Edildi?” için 6 yorum

  1. * Kader değişmez.
    * “İllkel” kelimesi “medeni”lerin icadıdır. “Kızılderili” de öyle. Onlar derilerinin renginden aldıkları isimlerle “ilkeller” tasnifinde bir kategoriye girer ve bu kategorileri oluşturan “beyazderililer” böylece hem bu ilkelleri bölüp asimile eder hem de onların sadece fiziksel özellikleri ile tanımlanan, (yeterince) zekaya sahip olmayan canlılar olarak kabul ettirir.
    * Amerika (“beyazderililer” tarafından) keşfedilmedi. Daha evvel bilinmeyeni bulursanız bu keşiftir. Oysa “beyazderililer” oraya gitmeden evvel Amerika’da yaşayan ve (böylece) şüphesiz, orayı bilen insanlar vardı.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.