İslamiyette Kadın Hakları

Müslüman olan herkes,hatta olmayan herkes kendine şu soruyu sormuştur;İslamiyette kadın ve erkek eşit mi? Bence soruyu tam anlamıyla doğru soramadığımız için aldığımız cevaplar bizi tatmin etmiyor.Eşitlikten çok daha öncesinde adaleti koymamız gerektiğine inanıyorum.Eşitlik çoğu şeye hakkını veremezken,adalet taşları yerine sağlam bir şekilde oturtur.Yaratılışta farklı doğan iki canlıya eşit haklar vermek;birine avantaj olurken diğerine dezavantaj olup adaletsiz bir sistemin temelini atabilir.Bu bahsettiğim şeyi tek bir görselle daha iyi açıklayabileceğimi düşünüyorum;

Kadın ve erkek arasındaki fıtrattan gelen farklılıklar İslamiyet’te her ikisine farklı hükümleri doğurmuştur.Mevcut farklılık insaniyet bakımından artı veya eksi bir değer ifade etmemektedir. İslâm’a göre Allah’tan başka her şey çift olup bu, tek başına kâmil ve kendine yeterli olanın sadece Allah olduğu anlamına gelir. O’nun dışında her şey kendi türünden olan bir karşı cinse muhtaçtır. Örneğin pozitif elektrik negatife, proton nötrona ihtiyaç duyar. Erkek-kadın açısından da durum böyledir.

49/ EL-HUCURÂT -13- Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyıp sâhib çıkmanız için milletlere, sülâlelere ayırdık. Şunu unutmayın ki ALLÂH’ın nazarında en değerli, en üstün olanınız, takvâda en ileri olandır. Muhakkak ki ALLÂH herşeyi bilir, her şeyden hakkıyla haberdârdır.

Bu ayette de görüldüğü üzere kadın ya da erkek üstün tutulmamıştır.

En başından durumu ele alalım;İslamiyette bir ailenin kız çocuğu olsa da erkek çocuğu olsa da ‘’şükür’’ niyetine akika kurbanı kesilir.Erkek de kadın da eğitim almalıdır.İslamiyette ‘’kadın eğitim alamaz’’ diye bir şey yoktur.Hatta İslamiyette aile kurmak çok önemli olduğundan,düzgün çocuklar yetiştirmek için annenin de eğitimli olması gerekiyor olduğundan kadın için de eğitim erkeğinki kadar önemlidir.Eğer anne-baba eğitim konusunda erkek-kadın ayırt ederlerse bundan dolayı Allah katında sorumlu olurlar.

“Allah, öpücüğe varıncaya kadar her husûsta, çocuklar arasında adâletli davranmanızı sever.” el-Câmius-Sağîr, II/297

İslamiyette;büyüdüklerinde iki cins arasında tam bir eşitlik değil,adaletli bir görev dağılımı söz konusudur.Erkek ve kadın anne-babalarının rızası olduğu taktirde istedikleri kişiyle evlenebilir.Sırf ebeveynler istiyor diye istemediği bir kişiyle de evlenmek zorunda değildir.Kadın evlenirken,kendi hakkını korumak için erkekten istediği kadar para ‘’mehir’’ isteyebilir,isterse bu mehir boşanma hakkı da olabilir.Boşama hakkına gelecek olursak,kadınların fıtraten daha duygusal,heyecanlı olduğundan dolayı boşama hakkı erkeklere verilmiştir.Fakat mehir olarak boşama hakkı talep edebilir,bazı hususlarda kadının da boşayabildiğine dair hükümler vardır.Evliliğin daha da içine girecek olursak doğru sandığımız yanlışlara da değinme vakti gelmiş demektir.Erkek için evi geçindirmek farzdır.Erkek fizyolojik  olarak daha güçlüdür,bu yüzden işbölümünde erkeğe evi geçindirme farz kılınmıştır.Kadın ise duygusal,manevi yönleriyle erkekten daha güçlüdür bu yüzden daha çok evde kalması önerilmiştir.Önerilmiştir diyorum çünkü kadının çalışması haram değildir.Hz Hatice’nin çalışması buna örnektir.Tıpkı erkekler gibi helal daire çerçevesinde çalışabilir,para kazanabilir.Erkeğin ev geçindirmesi farzken,kadın ev işi yapmak,çocuk bakmak zorunda değildir,isterse yapmayabilir.Kocasının durumu varsa ve karısı hizmetçi istiyorsa erkek bundan sorumludur,bu işleri yapacak bir hizmetçi tutmalıdır.Hatta kadın çocuğunu emzirmek istemiyorsa,emzirmek ona farz değildir.Çocuğun maddi ihtiyaçları babanın sorumluluğundadır ve eğer anne emzirmek istemiyorsa ya da ona zarar veriliyorsa baba,süt anne tutma sorumluluğundadır.

“Anneler çocuklarını emzirmeyi tamamlamak isteyenler için iki bütün yıl emzirirler. Evlât kendisine ait olan babaya da, emzirenlerin yiyecekleri, giyecekleri uygun ölçüde bir borçtur. Gerçi herkes gücüne göre sorumlu tutulur. Ne bir anaya yavrusu ile, ne de bir babaya yavrusu ile zarar verilmemelidir. Vârise düşen de aynı borçtur. Eğer baba ve ana karşılıklı rıza ve müsavere ile çocuğu memeden kesmek isterlerse, kendilerine bir günah yoktur. Eğer çocuklarınızı başkasına emzirtmek isterseniz, vereceğinizi güzel güzel verdikten sonra yine size günah yoktur. Allah`dan da korkun ve bilin ki, Allah ne yaparsanız görür, basîr`dir.” (2/233)

Yani sanılanın aksine şuanki aile yapımız gelenekseldir ve işbölümü temellidir,İslamiyet kadın için birçok kolaylık sağlamış,hakkını adaletli bir şekilde vermiştir.Diğer bilmediğimiz,yanlış yorumladığımız bir konu ise erkeğin kadına şiddeti.Bu konuyu herkesin detaylıca bilmesini istediğimden uzun uzadıya anlatmak istiyorum.Çoğumuz Nisa(4/34)’de yer alan ayeti erkeklerin kadınları dövebileceği şeklinde yorumlarız;

İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün.

Benim anlamadığım çoğu hocanın ‘’dövün’’ şeklinde çevirmiş olmasıdır.Çünkü esasın böyle olmadığını hem hadis hem de mealle anlatacacağım .Öncelikle;ayette geçen nüşûzehünne çoğu kişi tarafından başkaldırı olarak çevirilmişken, Nüşuz “çıkıntı,tümsek” anlamına gelen naşiz kelimesinden gelir ve”isyan, başkaldırı, geçimsizlik” anlamlarına gelir. Ancak Nisa suresi 128’inci ayette de aynen “Nüşuz” kelimesi erkekler için kullanılır. O halde bu kelime her iki eşi de kapsayan ilave bir anlamı olmalıdır. O da “sadakatsizliktir”. Zira veda hutbesinde Hz. Muhammed Nisa 34’ü okuyarak nüşuz kelimesini “iffetsizlikle” (fahişeten) açıklamıştır. Bu Nisa 19’da geçen türden açık bir fuhuş olmaktan ziyade “eşler arası sadakati zedeleyip şiddetli geçimsizliğe yol açan davranışlar” olsa gerektir. Nüşuz hem eşlerin birbirine sadakatsizliğini hem de geçimsizliklerini ifade eder. Örnek verdiğim Nisa-128; “Eğer bir kadın kocasının sadakatsizlik ve geçimsizliğinden ya da kendisini terk etmesinden korkarsa, karşılıklı anlaşma yoluyla aralarındaki sorunu çözmelerinde her iki taraf için de bir beis yoktur; anlaşma en iyi yoldur, bencilce kıskançlık ise insan fıtratında hazır ve nazırdır: eğer iyilik yapar ve sorumlu davranırsanız, iyi bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.

Yani ayetler birbiriyle bağlantılı olduğundan nisa-34’de geçen kelime başkaldırı,itaatsizlik değil sadakatsizlikten bahsedilmiştir.Gelelim diğer önemli kelimemize; Vadribuhünn kelimesi “darabe” fiil kökünden türemiştir. Yani bizim esas araştırmamız gereken fiil “Darabe” dir.Darabe kelimesinin ise birçok anlamı vardır;örnek vermek,vurmak,seyahate çıkmak,vazgeçmek,iki kişiyi birbirinden ayırmak.Bu ayetteki anlamı iki kişiyi birbirinden ayırmaktır.Yani yatağını ayırmak,ayrı yatmak.Bu hususta emin olmamın sebebi ise İfk kıssasıdır.Kıssa çok uzun olduğundan özel olarak okumanızı rica etmekle beraber biraz değineceğim.Hz Muhammed’in karısının (Hz Aişe) iffetsizlikle itham edildiği bir iftiraya uğraması sonucunda Hz Muhammed Hz. Aişe’yi dövmedi,kızmadı,ona bunun doğru olup olmadığını sordu.Bu süreçte yataklarını ayırdı ve sahabelerle ayrılık konusunda istişare etti,sonrasında Hz Aişe’nin masum olduğuna dair ayetler indi ve her şey düzeldi.Hz Muhammed’in olası bir iffetsizlik ile karşılaştığındaki tutumu,ayeti nasıl yorumlamamız gerektiği hakkında yeterince ışık tutuyor bize.Kadının ve erkeğin farklı yaratılmış olması,kadının farklı konularda erkeklerden iyi olması,erkeğin farklı konularda kadından iyi olması birbirlerini tamamlayıcı oldukları içindir,bir üstünlük göstergesi değildir.Üstünlük yalnızca takvadadır.

KAYNAKÇA

Ali Aksu(2004).İfk Olayı Üzerine Bir Değerlendirme.Cumhuriyet Üniversitesi Dergisi.

Cumhur Demirel(2015). KADIN ERKEK EŞİTSİZLİĞİ VEHMİNİ UYANDIRAN KONULAR VE BU KONUYLA İLİŞKİLİ AYETLERİN YORUMLARI.Erzurum.

Kuran-ı Kerim(ayetler parantez içinde belirtilmiştir.)

sorularlaislamiyet.com

Nihat Hatipoğlu-Kadınların Konuşulmamış Hakları(www.sabah.com)

Kuran Kadınları Dövmeyi Emrediyor Mu?(fehmiuyar.net)

İslamiyette Kadın Hakları” için bir yorum

  1. Önceki yorumumda hata etmişim çünkü burada çok daha makul tespitlerde bulunmuşsunuz.
    Önceki yorumumda hata etmemişim çünkü bu tespitlerin sahibi olarak feminizmi yanlış tanımlamışsınız.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.