Evliliğe Evrimsel Bir Bakış Açısı:Anaerkillikten Ataerkilliğe

Ailenin oluşumuna sandığımızın aksine aşk ve sevgi değil,ekonomi ve mülkiyet etki etmiştir.Aşk,19.yüzyılda ortaya çıkan bir etkidir.Engels’in Morgan’dan etkilenen araştırmalarına göre dünyanın var oluşundan bu güne kadar oluşmuş tüm evlilikler miras-mülkiyet bundan dolayı da ekonomi temellidir.Engels aile konusuna evrimci yaklaşmıştır ve aşamalı olarak tasvir etmiştir.Bu aşamalar sırasıyla;Yabanıllık,Barbarlık,Uygarlık’tır.

Bu aşamalar önemlidir çünkü alışık olduğumuzun aksine ilk aile tipleri tek eşli ve ataerkil değildir.İlkel dönemde özgür cinsellik vardır.Beraber yaşayan grupta herkes herkesle eş olabilme durumundadır bundan dolayı çocuğun babasının kim olduğu bilinmediğinden soy anneden ilerler ve anaerkillik ortaya çıkar.Tarihte bildiğimiz en eski ve en ilkel evlilik biçimi grup halinde evliliktir.Burada aileyi şekillendiren yine mülkiyettir.İlkel dönemde toplayıcılık ile geçinen insanlarda erkek ve kadının mülkiyeti eşit olduğundan mülkiyetin aktarılması ataerkil bir şekilde olmamaktadır bunun devamı niteliğinde özellikleriyle Engels’in dediği Yabanıllık Dönemi’ne girilir.Bu  dönemde ilkel dönemden farklı olarak evlilik durumu kuşaklara ayrılmıştır.İlkel durumda herkes herkesle ilişki halinde olabilirken;yabanıllık döneminde yaşlılar-gençler arasında bir bölünme olmuş,geçişe izin verilmemektedir,bu daha da daralarak Ortaklaşa Aile tipine dönüşür ve artık kardeşler arasında da böyle bir aile ilişkisi söz konusu olamaz.Yabanıllık döneminin sonuna geldiğimizde işler farklılaşır ve Engels’in Barbarlık Dönemi olarak adlandırdığı döneme geçiş sağlanır.Bu dönemde erkek,bir kadınla yaşar fakat başkaları ile ilişki halinde olabilir.Kadın için ise bu durum tam tersidir,çocuğun kimden olduğunun bilinmesi adına tek eşli olmaya adım atmış,ataerkilliğin filizlenmeye başladığı dönemlere girilmiştir fakat yine de bu dönemde boşanma olayına karşı çocuklar annenin mülkü sayılmaktadır.Avcılık,alet yapımı,tarım gibi güç ve mülkiyetin ortaya çıktığı durumlar gün yüzüne çıkmaya başladığı an işler günümüz sistemine dönmeye başlar.Servetin artışı,erkeğe kadından daha önemli bir statü sağlamaya başlar.Mülkiyetin güç dolayısıyla erkeğin elinde olması,çocukların lehine olan bir değişimin olması için soy artık erkekten geçmeye başladı ve ataerkillik üstündeki toprağı atarak günümüze kadar sürecek olan güçlü etkisini göstermeye başladı.Uygarlık Dönemi’ne girildiğinde tek eşli aile yapısı ortaya çıkmıştır.Doğal koşullar üzerine değil,iktisadi koşullar üzerine kurulmuş ilk aile biçimidir.Babaları kesinlikle bilinen çocuklar yetiştirmek üzere,erkek egemenliği baskın olan bir aile tipidir.Babanın görevi ahlaklı,Tanrı’yı bilen bireyler yetiştirmektir.Toplum babaya,aile iffetini ve refahını koruma sorumluluğu verir.Çocuklar,dolaysız mirasçılar olarak babanın servetinin taşıyıcısıdırlar.Fakat yine de tek eşlilikten kasıt kadının tek eşli olmasıdır diyebiliriz.Erkekler farklı kadınlarla birlikte olma hakkına sahiptir.Bu aile tipi yaygın olarak Yunanlılarda görülür.Hatta aşk kavramı da ilk başlarda severek evlenme olarak değil,bir erkeğin karısından başka kadınlara ilgi duyması sonucu ortaya çıkmış olan bir kavramdır.Engels’in Morgon’dan etkilenerek ortaya çıkardığı evrimci aile görüşü bu yöndedir.Bu evrimci aile tipi günümüzde çemberini iyice darlaştırarak kadının ve erkeğin tek eşli olmasına kadar gelmiş,erkeğin de kadının da başka bir eşle olması hukuki ve ahlaki yönden suç sayılmıştır.Ve günümüzün aksine geçmişteki evlilikler ekonomik temelli yapılmıştır.Aslında tamamen günümüzün aksine demek doğru değil,çünkü şu zamanda da ekonominin evlilik üzerinde etkisi olduğu aşikar fakat geçmişteki kadar yoğun olduğunu söyleyemeyiz.Aşk,sevgi gibi hislerin ekonominin önüne geçtiği gözle görülür bir gerçek.Yazımın sonucuna ve özetine gelecek olursak aile tipi anaerkillikten ataerkilliğe evrilirken,evliliğe etki eden şeyler ise ekonomiden aşka evrilmiş diyebiliriz.

Evliliğe Evrimsel Bir Bakış Açısı:Anaerkillikten Ataerkilliğe” için 3 yorum

  1. Hz. Adem’in ve diğer bütün peygamberlerin durumunu açıklayabilirseniz bu anlatının bir Müslüman tarafından makul bulunabileceğini kabul edebilirim.
    Evrim hakkında emin olduğum bir şey var: İnsanlar, Hz. Adem’den bu yana hiç bizden daha az zeki ve daha ilkel olmadı. Peygamberler ve din, akıllı insanları muhatap aldı.
    Hz. Adem ve Hz. Havva da dine uygun evlendi, onların çocukları da (nüfus yeterince arttıktan sonra) kardeşleri ile evlenemedi. Bundan sonra sapkınlık edenler de helak edildi. Hükümler ve sınırlar hep vardı.

    * Bir erkek olarak bunu ifade etmemden rahatsız olabilirsiniz ama kadınları ve erkekleri muhatap alan tek Kur’an’da (yalnızca) erkeklerin birden fazla eşle nikahlanmasına izin verilir ve bunun şart ve mükellefiyeti de zannedilenden ağırdır. Bu konu bazı erkekler arasında seviyesiz muhabbet malzemesi olmuşsa bu da benim suçum değil; ancak buna karşı olduğum gibi feministlerin tavrına da karşı olabilmek isterim.

    Beğen

      1. Anlıyorum. Bu teoriyi, onun hakkında fikirlerinizi de daha fazla belirterek ele almanız, bunu netleştirebilirdi. Doğrusu, yazınızı okuduğumda, bahsettiğiniz teoriyi savunmuyorsanız bile, ona karşı çıkmadığınızı düşündüm.
        Teşekkürler…

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.