8 Mart Dünya Kadınlar Günü Nasıl Ortaya Çıktı?

Tarihin yaşadığımız bu kısımlarında çokça gündemimizde yer alan Feminizm hakkında yazmak istedim.Feminizm, kadınların haklarını tanıyarak bu hakların korunması amacıyla eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik muhtelif ideolojiler,toplumsal hareketler ve kitle örgütlerinden oluşan harekettir.Ezenler ve ezilenler arasındaki çatışma ve ezilenlerin hakkını alması için katettiği yol,elbette çiçekli değildi.Kapitalizmin ortaya çıkışıyla beraber kadınlar da bu zincirin bir halkası olarak fabrikada çalışmaya başladılar.Kadınlar,erkekler,kız ve oğlan çocukları insanlık dışı şartlarda çalışıyorlardı.İnsan dışı olarak kullandığım kelime bir mübalağa değil,günde 18 saate kadar dayanan iş saatlerinde makine gibi çalışan,Marx’ın da eleştirdiği fabrika sisteminde robot insanlardan bahsediyorum.Marx’ın bu sistemi nasıl anlattığına  buradan ulaşabilirsiniz.Bunun yanısıra kadınlar,her nedense erkekler kadar çalışmış olmalarına rağmen erkekler kadar para alamıyorlardı.Bu sebeplerden dolayı 1857 yılında Amerikalı 40.000 işçi kadın grev yapmaya başladı.Bu Dünya’daki en büyük kadın ayaklanmalarından bir tanesiydi.

Grev yapan kadınlar-19.yy

Bu grev esnasında polis,işçilere saldırır ve onları fabrikaya kilitler.Fabrika’da çıkan yangın ve polislerin kurduğu barikatlardan dolayı kaçamamalarının sonucu 8 Mart 1857’de haklarını isteyen çoğu kadın 129 işçi can verir.

Yangın sonrası kadın işçilerin tabutları.İşçilerin cenazelerine 10.000 kişi katıldı.

26-27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.O zamanlarda yalnızca bazı ülkelerin kabul ettiği bir gündü.Birleşik Devletler 16 Aralık 1977’de grev sonucu ölen insanlara değinmeden,bağlamadan ve bahsetmeden bu günü Dünya Kadınlar Günü olarak kabul etti. Yüz yılı aşkın bir süre sonra yani.8 Mart’ın kabul edilişinden bir yıl sonra 1911’de en az bu olay kadar acılı bir olay daha gerçekleşti;Triangle Fabrikası Yangını

Newyork’da olan bu fabrika Amerika’nın en büyük sanayi fabrikalarından biriydi.Ağır şartlarda (haftada 60-72 saatlik mesaiye 6-7 dolar ücret karşılığında) çalışan işçiler vardı.Ve bu fabrika bahsettiğim grevin başlangıcı olduğundan dolayı yangından önce de tanınan bir fabrikaydı.Bu fabrikada 9. kat gömlek üretimi üzerine çalışan kadınlara aitti.

Sebebi hala belli olmayan-yere atılan sigara olduğuna dair birkaç şey okudum-bir sebepten dolayı 8.katta yangın çıkıyor.8. kattakiler ve en üst kattakiler kendilerini kurtarabilirken,9. kattakilere yangına dair bir bilgi gitmiyor.Çıkışlardan yalnızca biri açık ve diğerleri kilitli olduğundan 9. kattaki çocuk yaşta çalıştırılan kadınlar,bazıları camdan atlayarak bazıları ise yanarak toplam 170’e yakın kadın can veriyor.

İnsanlık dışı çalışılan şartlarda,diğerlerinden daha az ücret aldığı,insan haklarını savunduğu için mücadele veriyor.O zamanlardan başlayan ”biz de varız,bizim de hakkımız var” bağırışları günümüze kadar geliyor.Tamamen olmasa da kadınlar haklarını geçmişe nazaran kazanmış durumdalar.Günümüzde hala kadınların erkeklerden daha az maaş aldığı,başörtüsü yüzünden işe kabul edilmediği iş yerleri var.Feminizm,bazı kadınların gereksiz yere duyar kastığı,her şeye bağırıp çağırdığı,haksız bir durumda alakası olmamasına rağmen ”ben kadınım o yüzden böyle yapıyorsunuz” diyerek duyar kastığı bir eylem değil,kadınların uğradıkları haksızlıklara ses çıkardığı bir hak arayışıdır.Bunu sömüren ve yanlış anlayan kadınları savunmamakla beraber bunun boş,gereksiz bir şey olduğunu da düşünenlerden değilim.Eğer izlemek isterseniz İngilizce altyazılı Triangle Fabrikası yangınını anlatan animasyon bir belgesel bırakıyorum buraya;

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Nasıl Ortaya Çıktı?” için 3 yorum

      1. Kısaca ifade etmem gerekirse, feminizm, bir Müslüman için, makul bir hak arama metodu değildir. Genel manada da amacı, “eşitlik”i tesis etmek değildir.
        Konu ile ilgili şu yazımı okumanız ve fikirlerinizle katkı yapmanız değerli olacaktır:

        https://kesinlically.wordpress.com/2020/04/22/feminik-oyunlar/
        Bu yazıda daha uzun ve kapsamlı bir yazıma referans veriyorum ve konuyu aslında orada ele alıyorum.
        Teşekkürler…

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.